Çeyiz

ÇeyizÇeyiz, en bilindik anlamı ile gelinin babanın evinden götürdüğü elbise, kap-kacak, örtü vs… eşya için kullanılmaktadır.

Değişen hayat şartlarına rağmen, kökü Selçuklu ve Osmanlı döneminde olan çeyiz adeti bugün de devam etmektedir. Yöreden yöreye çeyiz envanteri büyük değişiklik gösterse de genelde çeyiz şu eşyalardan oluşur:

Çeyiz sandığı
El işlemeleri- Nakış, dantel…
Mutfak eşyası- Geçmişte bakır kaplar başroldeyken şimdi çelik ve teflon tencere
Değerli kumaşlar
Yorgan-yatak


Geçmişte de günümüzde de kız evladına verilen çeyiz, ailenin ekonomik durumunun bir göstergesi olduğu için aile anlayış ve görgüsüne göre çeyizi yapardı. Altında bir güç ve ekonomi faktörü de olduğu için zaman zaman aşırılığa kaçma, ihtiyaç fazlası eşya alma gibi durumlarda görülmektedir.

Adetler Yöreden Yöreye Değişiyor Çeyiz

Anadolu’nun birçok yöresinde ve büyükşehirlerde çeyiz bir seyirlik malzemesidir. “Çeyiz serme veya çeyiz yazma” denilen bu adet vesilesiyle kız ailesinin ekonomik durumu, kızına verdikleri kıymet de sergilenir.
O kadar ki, Osmanlı saray düğünlerinde çeyiz alayları kurulur, halk sokaklarda bu muhteşem çeyizi seyrederdi. 1675’te IV. Mehmet, kızı Hatice Sultan’a verdiği çeyize o sıralar Edirne’de olan seyyahlar hayran olmuşlardır. Tabii ki sultan kızlarının elmas ve incilerle süslenmiş yatak örtüleri, porselen takımları, incili altınlı takunyaları, nalınları vs. devletin gücünün bir göstergesi aracıydı. Yani çeyiz dün de bugünde “gösteriş” vesilesi olmuştur.

Çeyize karşı olan anlayış, batı yaşam felsefesindeki "birşey o an için işine yaramıyorsa lüzumsuzdur" anlayışıdır. Çeyizi bugün, günlük hayata yönelik fonksiyonel olarak kabul etmesek bile kültür aktarımında fonksiyonel olduğu gerçeğini gözden kaçırmayalım.

Çeyiz, araştırmacılara göre önemli bir folklor malzemesidir. Bir kültür hazinesi, bir birikimin somut yansımasıdır. Folklor ve halk edebiyatı ürünleri modern sanatta yeniden yorumlanıyor. Yaşar Kemal’den Murathan Mungan’a, Mustafa Erdoğan’ın Dans Topluluğundan bazı televizyon dizilerine kadar ortaya çıkan ürünler rağbette görüyor. Halk kültürünün önemli bir unsuru çeyiz malzemelerinin de bu şekilde değerlendirilmesi gerekir. Bazı kısıtlı imkanlarla çeyiz kültürünü yaşatmaya çalışan, çeyizi tanıtmaya ve ticarete dönüştüren girişimciler, el sanatları meslek okulları var tabiî ki ancak çeyizin iki önemli sahibi halk ve idari sorumlular bu servetimizin önemini kavrayamamış gibi duruyorlar.

ÇeyizÇeyiz kültürü medeniyet birikiminin en önemli dışa vurumlarındandır. Adeta toplumsal hafızadır nakışlara işlenen. Bu hafızaya en güzel örneklerden biri Kastamonu Etnografya Müzesi’nde gördüğüm ejderha işlemeli örtü. Bu nakışı binlerce yıllık kültür birikiminin dışında bir şeyle açıklamamız mümkün değil. Kastamonu’da en son ejderha ne zaman görülmüştür de son yüzyılda genç kızlar ejderhayı sehpa örtülerine işlemişlerdir.

Urfa’da Çulha tezgahlarında dokunan ipliklerle yapılan neçek örtüleri, kızların elinden nasıl ilginç stilize modellerle karşımıza çıkıyor. Boncuklu, pullu yazmalar, hamam örtüleri, ipekten yapılmış para keseleri, efsanevi yaratık Şahmeran işlenmiş kilimler, cibinlikler vs…

Hepsinin ilmeğinde, motifinde, ruhunda biz varız. Bugün pek de bilmediğimiz eskiler, kaybetmek üzere olduğumuz Anadolu ruhu var.

Biz Geline Gelmiş İdük, Erzincan yöresinden bir çeyiz türküsü.

Dağdan indirdim cevizi
Hani gelinin çeyizi
Ağlama gelin ağlama
Kaynın getirir çeyizi

Verin gelini gelini
Evin gülünü gülünü

 

İlgili kategoriler:

Nişan Bohçası Hakkında Bilmeniz Gerekenler

 

 

 
Yandex.Metrica